Yesilcam - - Paylasilmayan Kadin - Emel Canser

Ancak Emel Canser’i diger oyunculardan ayiran sey sadece oyunculugu degil, ayni zamanda dönemine göre oldukça skandal bulunan sahneleri çekmekten çekinmemesiydi. Bu yönüyle ona "Yesilcam’in asi kizi" denilmesi bugün pek de haksiz sayilmaz. 1973 yilinda gösterime giren (kesin tarih arastirmalarla degisebilen) "Paylasilmayan Kadin", Emel Canser’in basrolünde oldugu, yönetmenligini ise dönemin usta isimlerinden birinin üstlendigi bir drama filmidir.

Günümüzde ne yazik ki bu efsanevi filmi izlemek çok zor olsa da, "Yesilcam - Paylasilmayan Kadin - Emel Canser" anahtar kelimesi hâlâ sinema severler tarafindan araniyor, tartisiliyor ve yad ediliyorsa, bu, gerçek sanatin zamanla nasil büyüdügünün en güzel örnegi. Yesilcam - Paylasilmayan Kadin - Emel Canser

Oyunculugundaki en büyük basari, karakterin savunmasizligiyla içindeki isyankar ruhu ayni anda yansitabilmesidir. Ne tam bir kurban, ne de bir femme fatale... Gerçek, yasayan bir insan. "Paylasilmayan Kadin" gösterime girdigi dönemde çok büyük bir gişe basarisi elde edemese de, özellikle 2000’li yillarda Yesilcam’in yeniden kesfedilmesiyle birlikte bir kült film statüsü kazanmistir. Ancak Emel Canser’i diger oyunculardan ayiran sey sadece

Türk sinemasının altın dönemi olarak anılan Yesilcam , sadece arabesk filmleri, tokat sahneleri ve efsanevi jönleriyle hatırlanmaz. Bu dönemin perde arkasında, bir oyuncunun kamera önündeki rolüyle özdesleserek adeta bir efsaneye dönüstügü nadir örnekler vardır. Iste bu figürlerden biri de "Paylasilmayan Kadin" (The Unshared Woman) filmiyle hafizalara kazinan Emel Canser 'dir. Günümüzde ne yazik ki bu efsanevi filmi izlemek